Aromaterapi:
Genellikle
klasik masaj
yöntemlerini
bitki özlerinden
elde edilmiş
karışımlarla
hazırlanan masaj
yağlarını
kullanılarak
uygulanan bir
masaj
yöntemidir.
Rahatlatıcı,
gevşetici,
dinlendirici
olabileceği gibi
zindeleştirici
ve uyarıcı türde
etkileri
olabilir.
Aslında
aromaterapi
yöntemi sadece
masajla sınırlı
değildir, genel
anlamda bitkisel
öz ve yağların
kimyasal yapısı
ve
enerjilerinden
faydalanarak
solunum (buğu),
kompres ve banyo
uygulamaları ile
de yapılabilir.
Bitkisel öz ve
yağlar,
bitkilerden
damıtma ve buhar
yöntemi ile elde
edilmiş
yağlardır.
Aromatik yağlar
günlük yaşamda
kullanılan
kozmetik yağlara
oranla vücut
tarafından çok
daha kolay
emilir ve yan
etkisi yok
denecek kadar
azdır. Önemli
olan doğru yağı
doğru şekilde
kullanabilmektir.
Temel yağlar
kesinlikle
direkt olarak
vücuda temas
ettirilmemelidir,
mutlaka taşıyıcı
yağ ile belli
oranlarda
karıştırılarak
uygulanmalıdır.
Uygulama öncesi
cildin küçük bir
bölgesinde
deneme yaparak
cilt yapısının
uygulanacak yağa
vereceği
allerjik tepki
mutlaka
ölçülmelidir.
Günümüzde
aromaterapik
masaj yalnızca
tedaviye yönelik
değil klasik
masajı
destekleyici
olarak genel
rahatlama
sağlayıcı ve
dinlendirici
özelliği ile de
kullanılan bir
yöntemdir.
Spor Masajı:
Özellikle
sportif
etkinliklerde
kullanılan bir
masaj türüdür.
Spor masajını
klasik masajdan
ayıran en önemli
özellikler
öncelikle ritm,
süre ve bası
miktarlarının
değişik
olmasıdır.
Ayrıca uyarıcı
hareketler
çoğunluktadır ve
branşa özgü
olarak
uygulanır.
MASAJIN ETKİLERİ
.
≈Masajın
önde
gelen
etkisi
kas
tonusu
üzerinedir.
Artmış
kas
tonusunun
düzenlenmesiyle,
kasın
daha
kuvvetle
kasılması
sağlanabilir
ve çabuk
yorulması
önlenir.
Masajın
tonus
düzenleyici
etkisi,
kas
iğcikleri
ve kan
dolaşımı
yoluyla
olur.
Masajın
amacı
kondisyonel
düzeyde
daha üst
düzeye
ulaşabilmek
ve
gevşeme
sağlayarak
performansı
arttırmaktır.
≈Masajın
etkileri
primer
(birincil)
ve
seconder
(ikincil)
etkiler
olmak
üzere
ikiye
ayrılır.
Primer
etkiler
hemen
etki
gösterir,
seconder
etkiler
ise
zaman
içinde
birikerek
ortaya
çıkar.
Ancak
etkilerin
arasında
çok
kesin
sınır
çizmek
mümkün
değildir.
≈Masaj
sonucunda
ortaya
çıkan
etkiler
zincirleme
reaksiyon
olarak
düşünülebilir.
Bu
zincir
reaksiyonunda
kan
dolaşımı
artışı
şeklinde
ortaya
çıkan
primer
etki,
daha
sonra
daha iyi
hücre
beslenmesi
ve daha
çabuk
toparlanma
gibi
seconder
etkilere
yol
açar.
Yine kan
dolaşımı
artışı
ile atık
metabolitlerin
uzaklaştırılması,
ödemin
azaltılması,
microtravmaların
onarımı
gibi
seconder
etkileri
doğurur.
Sonuçta
performans
potansiyeli
artar.
Masajla
birlikte
bağ
dokuda
elastisite
gelişince
eklem
hareket
açıklığı
ve güç
artar ya
da
masajla
gelişen
psikolojik
rahatlama
ruhsal
gerginliği
giderir
ve daha
iyi
performansa,
bunula
birlikte
konsantrasyonun
artmasına
neden
olur.
≈Klasik
masajın
uygulama
alanı
deri ve
deri
altındaki
kaslardır.
Bu
dokularda
oluşan
etki hem
masajın
yapıldığı
yerde
görülür
hem de
sinir
sistemi
ve vücut
sıvıları
aracılığı
ile
vücudun
diğer
bölgelerine
dağılır.
≈Masajın
en
önemli
primer
etkisi
kas
tonusu
üzerindeki
etkisidir.
Bu,
genel
gevşemeyi
sağlar.
Ayrıca
masaj
ile kas
ve bağ
dokunun
fonksiyonel
ayrılması
sağlanır,
yapışıklıklar
giderilir,
dayanıklı
ve
hareketki
doku
oluşumu
sağlanır.
≈Vücutta
en
yaygın
doku bağ
doku
olduğundan
vücudun
hareketinde
çok
önemli
etkisi
vardır.
Kronik
stres ve
ya da
uzun
süreli
hareketsizlikte
bağ doku
sertleşir
ve
kalınlaşır,
hareket
genişliğini
yitirir.
Masaj bu
durumu
gidermek
için
idealdir.
Bası,
germe ve
friksiyonla
ısı
yayılır
ve
dokunun
enerji
düzeyi
artar.
Bu
şekilde
sıvıların
hareketi
hızlanır.
≈Vücut
besleyici
elementleri
koruyamadığı
ve
devamlı
kasılma
yoluyla
kastan
atık
ürünleri
uzaklaştıramadığı
zaman
enerji
tüketilir
ve kas
yorulur.
Kas
spazmı,
yetersiz
toparlanma
ya da
kronik
strese
yanıt
olarak
ortaya
çıkabilir.
Masaj
ile bu
sorunlar
ortadan
kaldırılabilir.
Ayrıca
dokunun
kansız
kalmasından
kaynaklanan
ağrıların
giderilmesinde
de masaj
etkin
bir
yöntemdir.
≈Maksimum
performans
için
uygun
emosyonel
uyarım
gerekir.
Düşük
düzeyli
emosyonel
uyarım
ağırlık,
tembellik,
uyku
hali;
yüksek
düzeyli
emosyonel
uyarım
ise
anksiyete
doğurur.
Farklı
masaj
teknikleri
optimum
düzeyde
emosyonel
uyarımı
sağlar.
Yavaş-yumuşak-kayıcı
dokunuşlar
(öfleraj)
sedatif
etkilidir;
güçlü
petrisaj,
sıkma ve
perküsyon
ise
enerji
verici,
canlandırıcıdır
Niçin
saunaya
gireriz?
Sauna
hepimiz
için iyi
bir
dinlenme
ve
rahatlama
ortamıdır.
Bunun
yanında
sauna
insanlara
zinde
bir
bünye
kazanmalarında
büyük
yarar
sağlar.
İyi bir
beslenme
ile
beraber
düzenli
sauna
banyoları,
enerjik
ve
sağlıklı
kalmak
için
mükemmel
bir
yoldur.
Vücut
direncine
ve vücut
sağlığına
olan
katkıları
en
önemli
iki
özelliğidir.
Tıbbi ve
terapi
yararları
uzmanlarca
belgelenmiştir.
Sauna
nasıl
çalışır
ve bize
ne gibi
yararları
vardır?
Sauna; kalp,
dolaşım ve sinir
sistemini
düzenleyen bir
kültür-fizik
olayıdır. İnsan
vücudundaki
hızlı, yoğun
sıcaklık
artışları ve
düşüşleri
saunanın ana
prensibini
oluşturmaktadır.
≈Deri
tabakasının üst
düzeyinde
sıcaklık
normalden 10° C
daha fazla
yükselir, aynı
zamanda deri
tabakasının
altında sıcaklık
normalden 1° C
daha artar. Bu
da vücuttaki
hastalıklara
karşı koyan
madde olan
antikor
üretimini
artırır.
≈Kan
damarları
genişlediği için
kan akışı
hızlanır.
Organizmamız
vücut
sıcaklığını
deriyi soğutarak
sabit tutmaya
çalışır ve yoğun
bir terleme ile
reaksiyon verir.
Deri, ölü
hücrelerden
temizlenerek
canlanır.
Yumuşak ve
pürüzsüz bir
yüzeye sahip
olur.
≈Yoğun
terleme, insan
vücudundaki su
ve toksinlerin
dengesini
ayarlar.
Özellikle spor
yaptıktan sonra
saunaya
girilmesi
tavsiye
edilmektedir.
Bunun sebebi
olarak da kas
ağrılarına neden
olan laktik
asidin terleme
yoluyla atılması
gösterilmektedir.
Finli atletlerin
mukavemet
sporlarındaki
başarısının
saunadan
kaynaklandığı
düşünülmektedir.
Günümüzde
düzenli sauna
banyoları
başarılı
atletlerin
çalışma
programlarında
yer almaktadır.
≈Sporcular
egzersize
gösterdikleri
uyum sonucu
terlediklerinde
fazla tuz
kaybetmezler;
sulu terlerler.
Sauna, insanın
pasif durumda
iken sulu
terlemesini
sağlar. Böylece
aktif terlemede
oluşan
yorgunluğun tam
tersine saunada
terleme ile
yorgunluk
giderilir.
≈Düzenli
sauna banyoları
solunum
yollarının daha
düzenli
çalışmasına da
yardımcı
olmaktadır.
≈Sauna
banyosu
kardio-vaskular
sistemini ve kan
basıncını olumlu
yönde
etkileyerek,
kalbe ve bütün
kardio-vaskular
sistemine
stressiz bir
antrenman
yaptırmaktadır.
≈Sauna,
toplam kan
proteinlerinde
artışa neden
olur. Bu artış
da dokulara daha
fazla oksijenin
ulaşmasını
sağlar.
≈Sauna,
vücudun dış
etkilere karşı
direncini
artırır.
Soğuk duşla
tamamlanmış ve
kurallarına
uygun olarak
yapılan sauna
ziyaretlerinin
yararları
görüldüğü gibi
çok geniş bir
yelpazeye
sahiptir.
Sauna ile
günlük yaşamın
bütün stresinden
ve
yorgunluğundan
kurtulur,
yaşamdan keyif
alırsınız.
Sauna Kullanma
Yöntemleri:
≈Saunaya
girmeden önce
duş almak ve
iyice kurulanmak
önemlidir.
≈Sauna
içinde
oturulacak ve
yatılacak yere
havlu sermek
şarttır.
≈Sauna
da kalma süresi
10-15 dakika
arasındadır.
≈Sauna
haftada iki
defadan fazla
kullanılmamalıdır.
Saunanın Tarihi
Sauna günümüze
gelene kadar
çeşitli
evrelerden
geçmiştir. Roma
buhar banyoları
Orta Avrupa'da
halka ancak orta
çağda
tanıtılmıştır.
Uzun seneler
boyunca köylerde
toplantı mekanı
olarak
kullanılmış
fakat daha
sonraları günlük
hayattan
çıkmıştır.
Finliler, göl
kenarlarında
inşa ettikleri
ahşap kulübelere
sıra sıra düz
taşlar
yerleştirirler,
bunları alttan
odunla
ısıtırlardı.
Taşlar ısınınca
üstüne su
dökerek buhar
elde ederler,
buhar banyosu
yaparken bir
yandan da
kendilerini özel
ağaç dalları ile
kamçılatır,
sonra da soğuk
suya girerlerdi.
Vücut
sıcaklığındaki
bu aşırı
değişimin
dolaşım
sistemine
yararlı bir
yaptığı
düşünürlerdi.
19. yüzyılın
ortalarında Rus
buhar banyoları
‘banya'
Avrupa'da
yaygınlaşmıştır.
Halka açık ilk
sauna 1936
yılında
Berlin'deki
Olimpiyat
köyünde Finli
sporcuların
isteği üzerine
kurulmuştur.
Saunanın insan
sağlığına olan
yararları
toplumlarda
saunanın
popülaritesinin
ve modern dünya
ile olan
entegrasyonunun
artmasına neden
olmuştur.